13 Ağustos 2010 Cuma

Blog Delisi

Blog sahibi olmak zor değil, sevgi işi sadece.

Genel olarak onun bunun ne yaptığını merak etmiyorsanız ve derdiniz kafa dağıtacak, güldürecek, hüzünlendirecek bazen de düşündürecek özenilmiş yazılar okumaksa, Twitter'la, Facebook'la pek işiniz olmaz.

Sosyal paylaşım ağlarının gerekliliği ya da gereksizliği konusunda ahkam kesemem.Ama saatlerce o ne demiş, bu ne demiş, nerede gezmiş, ne yemiş muhabbetlerini, üzerimde pijamam, evde çekirdek çitleyerek okursam kendimde bir anormallik hissederim.

Tv de magazin programlarını seyredenleri kınayıp sonra bu tür ağlara dolaşan insanları anlamamı bekleyemez kimse.

Başkaları yaşarken benim duruyor olmam, onlar eğlenirken,gelişirken,paylaşırken benim seyrediyor olmam kadar hüzünlü bir görüntü olabilir mi?

Vel hasıl, o işleri beceremiyorum, o sosyal ağlar sıkıyor beni, yapışıyor her yerime.

Konuya gelelim blog sahibi olmak çok farklıdır.Havaya girersiniz, özen gösterirsiniz, 5 de yetmez 15 tane ver ver verr verr diye dolanırsınız:)

İtiraf ediyorum bugün doğru düzgün iş yapmadım, blog okudum, template düzenledim.

Sanırım bu da ağlara pislik atmanın dışında vicdanımı hafifletmek adına yazılmış bir yazıydı.

2 yorum:

lülün dedi ki...

Azcık da hikayeyle ilgilensen ne güzel olcak değil mi:)

Yeni blogun hayırlı olsun bu arada:) Nice bloglara! :P

ZozaN dedi ki...

Sevgili Birben,
yazını okudum, kesinlikle katılıyorum benim düşüncelerime tercüme olmuşsun. Bende arkadaşların baskılarıyla açmıştım Facebook. Ancak 1 ay dayanabildim, inanılmaz gereksiz buluyorum ve çoğunluğunda sadece bağımlılıktan yapıcak hiçbir şeyleri olmadığından bu sayfalara kendileerini daha fazla kaptırdığını gördüm.
sevgiler...